ertu usülü sebzeli omlet..:)


26/5/2008 · Kategori: yemek keyfi

bugün kaptırdım gidiyorum.:) bloğumuz bebek yemekleri bloğuna döndü sanki.:) neyse buda ertunun omlet sevmemesinden kaynaklanan bi tarif aslında...
yumurtaya bayılıyor ertu her sabah mutlaka bir haşlanmış yumurta yer. bazen 1,5-2 tane bile yediği olur. ama aynı yumurta kabuklarından ayrılmak süretiyle, zeytinyağı eşliğinde tavada pişmişse ağzına alır almaz çıkarıyordu. tabi bunada bi çare lazım. omleti biraz sebzelerle süsleyince bayıldı tadına. tarifimize gelince..

malzemeler:
  • 1 orta boy patates
  • 1 orta boy soğan
  • 3-4 çiçek brokoli
  • 2 domates
  • 5-6 tane küçük mantar
  • 1/4 kangal sucuk(buda babamız için.:) )
  • 2 yumurta
  • çok az süt ve tuz az zeytinyağı
yapılışı:

patatesi çok minik doğruyoruz,zeytinyağda soteleyip,dışı sertleşince kapağını kapatıp,kendi suyunda pişiriyoruz. diğer sebzeleride mümkün olduğunca küçük doğrayıp,hazırlıyoruz. pişmiş patatesleri bi kenara alıp, tavaya soğanı koyuyoruz,hafif kavrulunca kıyılmış brokolileri ekliyoruz oda biraz yumuşayına mantarları,bir beş dakika sonra domatesi ekliyoruz. (tavanın bir kenarına sebzeleri yitip,küp küp doğradığım sucuklarıda pişirdim ben. sonra hepsini katıştırdım.) domatesler suyunu çekince,kenarda beklettiğimiz patateside harca katıyoruz. bir kaseye kırdığımız yumurtalara çok az süt ekleyipçırpıyoruz ve tavdaki malzemeye katıp,pişiriyoruz. bu kadar.
yine sebze yemeyen çocuklara alternatif olarak düşünülebilir bu. benim omlet yemeyen oğlum bu şekilde omlet yedi çünkü. belki omlet sezen bi çocuğa sebze yedirmeninde yolu olur,kimbilir.? :)
tabi evde başka sebzeler varsa onlarıda koyabilirsiniz. bi çeşit evde ne varsa ondan omleti buda.

Yorum (yok) Yorum yaz!

ertu usülü mercimek çorbası..:)


26/5/2008 · Kategori: yemek keyfi

uzun zamandır yemek tariflerimizide eklemediğimizi farkettim bu akşam. bunuda yazalım. aslında bildiğimiz lokanta usülü süzme mercimek çorbasına benziyor.
ben genelde ertuya yemek yaparken,neyi neyle kullanırsam daha besleyici olur? bunu o şekilde yemedi,şöyle seviyodu bide böyle deneyeyim diye biraz deneysel(!) yaklaşıyorum olaya.:) neyse gelelim çorbamıza..
malzemeler:
  • 1/2 su bardağı sarı mercimek(bu daha fazla prıtein içerdiği için,bebeklere daha faydalıymış,o yüzden)
  • 1/2 su bardağı kırmızı mercimek
  • 1 orta boy patates
  • su,süt,çok çok az tuz
  • 1 çay kaşığı kimyon
  • limon suyu
yapılışı:
mercimekleri yıkayıp,bir tencereye alıyorum,üzerine patatesi rendeliyorum. üzerini örtecek kadarda su koyup,malzemeler yumuşacık olana kadar pişiriyorum. sonra bunu blenderdan geçirip,üzerine göz kararı süt ekliyorum. çorba istediğim kıvama gelene kadar yani.:) bir çay kaşığının ucuylada tuz ve kimyonu ekliyorum.çorbayı ertuya özel yapanda bu kimyon işte. eğer mercimek çorbasına kimyon eklerseniz, gaz sorunu olan bir bebeğe bile (ertu müthiş gazlı bi bebekti) rahatlıkla içirebilirsiniz.:) çünkü kimyon mercimeğin gaz yapmasını önlüyor. gaz problemi varsa ekstradan, mercimekler ilk kaynadığında üzerindeki köpüğü almayıda ihmal etmeyin. bolca limon suyu ekleyip,çorbamızı içebiliriz artık. toplamda kaynama süresi dahil,45 dakika sürüyor hazırlanması...bence çok pratik ve besleyici bir çorba.üstelik çok besleyici.;)
1 yaşından önce inek sütü kuyllanmadığımız dönemde aynı çorbayı yoğutla hazırlıyordum. bu seferde yoğurdu biraz sulandırıyoruz. kaynarken yoğurt kesilmesin diye içine yarım yemek kaşığı kadar un katıyoruz ve bu bulamacı mercimeklere ekliyoruz. arada bu halinide yaparım çorbanın. ama bundada yoğurdun ekşi olmamasına dikkat edin.
denemek isterseniz,bebişlere afiyet olsun. tabi sizede..üzerine yağda çevrilmiş kırmızıbiber ve tuz ekleyip, bizde  severek tüketiyoruz bu çorbayı.:) e çocuğa ayrı pişirmek mümkün değil herzaman.



Yorum (yok) Yorum yaz!

evde ne varsa pilavı.:)


26/5/2008 · Kategori: yemek keyfi

bu akşam eve biraz geç döndük,akşamüstü gezmemizden. acele acele yemek hazırlamaya giriştim. ne yapsam diye bakınırken..mantarları gördüm. ama ertu mantarı hiç sevmedi niyeyse.yemediği, ağzına alır almaz çıkardığı nadir şeylerden biride mantar. akşam yemeğine mantar yapsam, ertu kesin aç kalacak diye düşündüm ve düşünürkende ortaya bu pilav çıktı.
ertu tek kelimeyle bayıldı bu işe. çünkü en sevdiği yemek pilav. ben pirinç yada bulgurun içine ne koysam yiyor. bebişi pilav sevip, sebze yemeyen annelere kesinlikle tavsiye ederim. çünkü tadı harika...:)

neyse gelelim pilavın yapılışına...
evde brokoli, domates, mantar, soğan gözüme çarptı.1 soğanı yemeklik doğrayıp,3-4 parça brokoli çiçeğinide ince ince kıydım. bunlar zeytinyağda sotelenirken,2 tane domatesi ve 10-15 tane mantarı minicik doğradım. soğan ve brokoliler solunca,mantarları ekledim,onlarda biraz pişince domatesleri koyup suyunu çekene kadar pişirdim. sonrada bir avuç dolusu kadar pilavlık bulguru yıkayıp,tencere ekledim,üzerinede göz kararı su....kısık ateşte pişti pilavımız. bide evde dün tencerede yoğurtlu salçalı sosta pişirdiğim tavuk göğsünden artan birkaç parça vardı.onlarıda elimde tel tel ayırıp üzerine ekledim. kesinlikle besleyici bi yemek karması oldu bizimki. yanındada yine ertu usulü mercimek çorbası vardı. oliş afiyetle yedi.....
ertunun sevmediği gıdaları hep bir hafta ara verip,başka bir formda pişirerek tekrar vermiştim. sanırım bu yüzden sevmediği şey yok. mantar yemiyordu sanırım onu hallettik. bide taze fasulye var yemediği. gerçi ondan bende tiksiniyorum. eskiden en sevdiğim sebze yemeğiydi. ama bazı sebeplerden tiksindim. bir senedir evde hiç taze fasulye pişirmedim bu yüzden. sakatat vs.de vermedim. gerçi ben kırmızı et tüketmiyorum, ertuyuda ileride vegetaryan yapmayı düşünüyorum,tabi oda isterse..:) ben et tüketiminin zararlarını anlatıcam,gerisi ona kalmış.

yemek konusunda kesinlikle baskı yapmama taraftarıyım. ertuyu asla oyunla falan yemeğe teşvik etmedik. yemek istemiyorsa ağzını kapatıyorsa sofrayı hemen topladım. bu yüzdende yemek sorunu yaşamadık sayılır. bazen akşam yemeklerinde babasına naz yapıp şımardığı zamanlar hariç tabi. nerdeyse 2 yaşını dolduracak ertu. bu kadar sürede yemek sorunu yaşadığımız 3 dönem hatırlıyorum:
1) geçen yaz azı dişleri çıkarken: nerdeyse bir ay boyunca hiçbirşey yemek istememişti. tam 1,5 kilo zayıflamıştı o dönemde.:( ama tamamen dişle alakalıydı. sadece sıvı gıdaları yemeyi kabul etmişti ozamanlar.... 2.azı dişleride kabardı,sanırım temmuz ağustos gibi çıkacaklar..felaket bir yaz bekliyor bizi..

2) gaziantepe ailemin yanına gittiğimiz dönem: babasından ayrı kalmanın etkisiyle,ilk ay çok düzensiz yemek yemişti. ikinci ay iştahı düzeldi ama bu seferde ben kontrolü kaybettim. hafiften yemek bile seçmeye başlamıştı malesef.

3) evimizi taşırken balıkesirde olduğumuz dönem: bu seferde oyunla,oyalamayla yemeyi öğrendi haylaz. yemek konusunda en saçma bulduğum şekilde hemde..önünde oyuncaklarla,yada biri onu oyalarken falan. neyseki alışmadı buna.
finikeye yerleşince bir kaç gün aç kaldı, yemeyince yemeği sofradan kaldırdık hemen. günde enaz 5 çeşit yemek yapmaya başladım ve seçenek sundum. 1 hafta içinde eski haline döndü. ee biraz vicdansız anneyimdir. (bu kelimedende nefret ediyorum ama yerine bişey bulamadım. )
neyse yemek konusunda benim ilkem hep şu oldu: asla baskı yapma, zorla ağzına tıkma, yemeği sevmediyse yedirme..daha sonra aynı malzemeyi, başka formda pişirip dene.
ve tüm bunları yaparken,çevreden,çocuk aç kalacağına yesinde ne şekilde yerse yesin vs. tarzı cümlelere kulaklarını tıka. işin en zor kısmı bu biliyorum.
bir kış boyunca komşum 15 aylık oğlunu yağmur çamur demeden bahçeye indirdi. bebeği şu şekilde yiyordu: gelip,bir kaşık alıyor,sonra koşuyo,koşuyo gelip bi kaşık daha alıyo. düşünebiliyormusunuz? bu her öğle yemeğinde böyle...akşam yemeğide çok farklı değil, Eda elinde bir tabak yemekle peşinden geziyor, işe yaramazsa bacaklarının arasına sıkıştırıp, "uçak geliyor,bak kuş geçti" şaklabanlıklarıyla zorla besliyordu. yemek konusunda ikinci ilkem kendine yapılmasını istemediğini asla başkasına yapma. acaba biri edaya bu şekilde yemek yedirse yermiydi çok merak ediyorum.
neyse basit bi pilav tarifi derken,ek gıdaya geçiş konusuna döndü bu yazı. en iisi  daha sonra ertunun ek gıdaya geçiş sürecinden bahsedeyim ben.

Yorum (5) Yorum yaz!

YEMEK KEYFİ:)


7/7/2007 · Kategori: yemek keyfi

işte ilk defa yediğim mamalar ve ilklerim

ilk kendi başıma                                                                                     

yemek yemem:              balıkçıda ekmek keyfi:      parkta dondurma keyfi:

             

 

mısırla tanışmam:         sarma yiyorum:                  buda karpuz topu:

             

Yorum (3) Yorum yaz!

« Önceki ::