bebek tuzlama.:)

buda nereden çıkı demeyin. eminim bebek doğuran herkes bunu duymuştur. hani bebeğin 40'ı çıkınca (buda ne demekse.) banyo yaptırırlar ya..kimi yerde 40 taş koyarlar suyun içine falan. bide kokmasın diye tuzlarlar. hatta damağınada bir parça tuz sürerler falan filan.... yöre değişsede benzer adetler hep vardır....

ama ben bugün tuzlamanın tarihçesiyle ilgili değişik birşey anlatacağım. malum buraya geçici birsüre geldiğimiz için yanımda kitap getiremedim. uyumadan önce birşeyler okumazsam, ogünü eksik kapattığına inannlardanım. mutlaka en azından 20 sayfacık birşeyler okumam lazım hergün. netteki okumalar asla sayılmaz. mürekkep kokusu, kağıt kokusu olmalı mutlaka. hastasıyım bunların... neyse markette gezinirken, indirimli kitaplar reyonunda casandra eason'ın psijik gücünüz diye bir kitabına rasladım. 5 liracık bişey, alırken 6.hisle falan ilgili mistik birşey olduğunu düşündüm. ama kitap modern hiristiyan fal ve büyü kitabı çıktı.Siritiyor (hiç bakmadan kitap alırsam olacağı buydu.) hoş hristiyanlık, yahudilik, pagan inançlar kısacası teolojinin heralanını severim.

kitap hem 1951de büyücülük kanunun kaldırılıp ingilterede büyücülük serbest olmadan önceki rituellerden bahsediyor hemde bunların en eski pagan inançlarındaki halinden ve şaman büyülerinden....konu ilgisini çekenler için bir not: kitaptaki bilgilerle hiristiyan yada ortadoks büyücülük yapmanız mümkün değil. sadece işin tekniği var. hoş bu devirde büyü gibi zırvalıklara inananlar, benim yazılarımı zahmet edip, okumasınlar...Havalı sen nedemeye okuyorsun o kitabı demeyin. şimdi anlatacağım.

çok eski pagan dinlerden, şaman geleneklerine anaerkil medeniyetlerden ataerkil olanlara veya bunların tek tanrılı günümüz dinlerindeki yansımalarına olan etkileriyle ilgili herşeyi okumayı bunlar üzerinde düşünmeyi çok severim. aslında çok tanrılı kabul edilen anaerkil dönem özünde tek tanrılı dinlerin ilk örneğidir bana göre. neyse bir mim koyup sonra devam edeyim bu konuya. biz gelelim bütün bunların bebek tuzlamayla alakasına....


tuz isadan önce eski avrupada dini olarak çok önemliydi. yunanca adı Hygeia olan sağlık tanrıçasının latince adı neydi tahmin edin bakalım: saltus. ingilizce "salt" yani tuz kelimesi aslında bu tanrıçanın adından türetilmiştir. peki insanlar sağlık tanrıçasın neden böyle bir ad takarlar? cvp tarihte saklı... bahsettiğimiz dönem isadan önce..yani toplumlar hala göçebe ve göçebeler yiyeceklerini korumak için tuzlamak zorundalar. yunanlılar adak ateşlerine tuz atarlardı, zamanla tuzun koruycu özelliği, tek tanrılı dinlerde saflığın ve dürüstlüğün sembolü olmuş işte.  yahudiler kurban törenlerinde kullanırlar tuzu, hristiyanlar şeytan çıkarmada..... çok eski dönemlerde keltler tabutlara tuz koyarlarmış, ölülerin yanına şeytan gemesin diye...


işin can alıcı kısmı ise bilin bakalım bebek tuzlamanın tarihteki ilk örneği nerdeymiş? evet doğru tahmin eski romada... eski romada ebeler yeni doğan bebeğin ağzına bir tutam tuz koyarlarmış, tanrıça saltusun şerefine.... saltus bebeğe sağlık versin, onu korusun diye...

sizcede ilginç değilmi? aslında gelenek anane diye yaptığımız çoğu şey, eski pagan inançlarının birer yansıması.. sakın yanlış anlaşılmasın bebeğini tuzlayanlar, eski tanrılara bilmeden tapınıyor demiyorum. bu sadece bir örnek. ölülerin 40.ını beklemekten, 52. gece uygulamalarına kadar, lohusanın bebeğin 40ını beklemekte aslında aynı şey. hepsi eski inançların yansıması... bunun olmasıda çok doğal aslında. sonuçta evrensel bir kültür mirası var ortada... her gelen tek tanrılı din toplumda yüzyıllardır var olan eski inançları söküp atamayınca onları kendine uydurmuş sadece. uyduramadıklarıda adet gelenek adı altında kalmış ve günümüze kadar gelmiş. floridada hala kasırgalar olunca tuz büyüsüyle kendini ve evini korumaya alanlar olduğunu biliyormuydunuz?


peki sadece bebeğin ağzına bir tutam tuz koymakla başlayan bir adet nasıl olmuşta bebeği tümden tuzlamaya varmış olabilir? işte benim teorim: biraz tuzun tarihini kurcalayalım...

eski romada tuz çok değerliymiş. sadece çok önemli dini rutiellerde kullanılırmış. öyleki imparotorluk askerlerine tuzla ödeme yapıldığı bile olurmuş. tarihe meraklı olanlar romalıların bürokrasi işkencesini başlatan ilk topluluk olduğunu bilirler. romalılar herşeyi kayıt altına almalarıyla ünlüdür. neyse keltlerdede tuz hazine eşyalarıyla değiş tokuş edecek kadar değer vermişler tuza. o dönemde tuz altınla diğer kıymetli taşlarla eşdeğermiş. bu kadar önemli bir maddeyi bebeğin heryerine sıvayamazsınız öyle değilmi? zamanla tuz ucuzlayıp değer kaybedince insanlar daha çok tüketmeye başlamışlardır. bide buna tuzun antiseptik özelliğinin yüzyıllardır bilindiğini i.ö. 40000 yıllarına tarihlenen eski şaman gelenekleriyle ilgili mağara resimlerinde şamanların tuz banyolarını arınma rituellerinde kullandığını ekleyin... işte sonuç: bebekleri temizlemek için tuzluyorlardı.:) tabi bu son yazdıklarım tamamen kendi çıkarsamalarım......


roma hiristiyan olunca bebekler vaftiz edilmeye başlandı..ama bilin bakalım vaftiz töreni ve diğer dini törenlerde kullanılan kutsal su neyle hazırlanır? doğru tahmin:tuzla....Gülümse bizim dinimizde dini bir dayanak bulunamamış buna ve gelenek olarak kalmış bence...sonra belki genetik olarak ter kokmayan bir ailenin fertlerinin tuzlandıkları için kokmadığına inanmışlar insanlar.. ve bebekleri ileride ter kokmasın diye tuzlamışlar...Gülümse bu doğru olsa yaz günü tıka basa yurdum insanı dolu olan bir belediye otobüsüne bindiğimde eminim burnumun direği kırılmazdı...Siritiyor


gelelim ertu tuzlandımı sorusuna eminim merak etmişsinizdir cevbım hayır.Havalı aslında direkten döndü demek daha uygun. tuz ve diğer 40 çıkarma zamazingoları ertuyu banyoya alıp kapıyıda içerden kilitleyerek olişi kendim normal bir şekilde yıkayıp çıkarmamla son buldu. tuzladınızmı? diye soranlarada "heee tuzladık" dedim.Siritiyor umarım bu yazıyı görmezler.Havalı

başka bir yazıdada bebeğe niye yumurta verirler niye yüzüne gözüne un sürerler niye yıkama suyuna 40 taş falan koyarlar onları yazarım artık. tuzlama bukadar.... bu arada ertu sanırım birkez una bulandı ve gittiğimiz yerlerden bir iki kez yumurta aldık. mecburen..karşımdakiler hayırdan anlamazlardı çünkü.Çilgin


not: bu arada ertu konuşmada zorlandığı için daha doğrusu 6 ay geri gittiği için malesef sorun yaşamaya devam ediyoruz.... derdini konuşmayla anlatamadığından çok sinirleniyor. gün boyu derdini anlamak için okadar çok kendimi kasıyorumki akşam olduğunda üzerimden buldozer geçmiş gibi oluyor.Ağla



Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !