annebanakitapoku.blogspot.com

bu başlık ne diyeceksiniz şimdi.. ama bu bloğun sahibi olan arkadaşı çok merak ettim ben. blogcudaki istatisliklerime bakıyordum. son 20 gündür falan en fazla bu blogtan tık almışımda. Gülümse ama blog davetiyeliymiş. :( sanane diyeceksiniz şimdi ama bloğun adı çok güzel... belliki bir anne bloğu. ve ben çok merak ettim.Havalı


bloğun sahibi arkadaşım rica etsem banada bir davetiye yollasanda tanışsak mümkünmüdür? buraya yorum bırakırsan mailimi yazarım.


gelelim nerelerdeyiz.. sorusuna..aslında buradayım.Mahçup okuyorum blogları geziyorum ama bir türlü yazamıyorum. şu şablonumun kaybolması çok sinirlendirdi beni. bulamadımda... neyse..


montessori eğitimiyle ilgili okumalarada devam ediyorum. ama bir sorun var: çoğu insan bunu yanlış anlamış. konuyu duyup, ilk araştırmaya başladığımda, türkçe olarak daha önce linklerini verdiğim sevgili esranın bloğu,onun kurduğu yahoo grubu ve ülkemizde bu konuda ilk tezi yazan eylem korkmazın bilgilendirme amaçlı kurduğu site vardı. benim nete girmediğim süre zarfında birsürü türkçe forumda konu açılmış..ama bir sorun var: çoğu insan işin şekil yönünde takılı kalmış, felsefeden eser yok. ben hala okumaya devam ediyorum. archive.orgda m. montessorinin kitaplarına ulaşabilirsiniz mesela..ingilizce bir site yine.

ben biraz kafamı topladığımda bu işin materyal yönünden çok felsefe yönünü anlatmaya çalışacağım. ama bir kaç noktayı özellikle şimdi belirtmek istiyorum:


1) montessori yöntemi bir tür laissez-faire değildir! çocuğa bir özgürlük verilmesinden yanadır ama aynı zamanda montessori eğitimi alan çocuklar düzenlilik, tertiplilik, titizlik konularındada ün yapmışlardır. bu şu anlama gelir: çocuk istediği zamanda istediği şekilde istediği aktiviteyi istediği kadar yapma hakkına sahiptir. ama mesela boya kalemlerini alıp, bulaşık makinasının üzerine resim yapmamalıdır(!) bu montessori eğitimi değil başka bişey olur çünkü. öyleyse montessori eğitiminde birincil koşul çocuğa uygun bir çevre düzenlemesidir. örnekleyelim:mesela gittiniz sevgili çocuğunuza çocuk boy masa sandalye aldınız, resim malzemelerini ulaşabileceği şekilde raflara yerleştirdiniz..ama sizin küçük picassonuz oturduğu yerde değil, ayakta resim yapmak istiyor. ne olacak şimdi? tabiki ayakta resim yapacak,ama resim yaptığı tuval sabit olacak. yani bir gün duvarı,ertesi gün koltukları boyuyorsa, bir yerde büyük bir yanlış var demektir. (bu montessoriyi öğrenmeden önce başıma gelmişti.)


2) montessori yönteminde ödül ceza tehdit yoktur! oyun hamurlarıyla harika şekiller yaptın,ödül olarak ....... alabilirsin denmez.  çocuk yaptığı şeyi sevdiği için yapacak siz ödül verdiğiniz için değil.


3) montessori yöntemi çocuğun kendi başına yapması için destek olmaktır. montessoride öğretmen kavramı yoktur,gözetmen vardır. çünkü çocuğa birşey öğretilemeyeceğini savunur,çocuk kendisi, deneyerek, gözleyerek öğrenir. bu şu demek: hergün kalkıp, boya kalemlerini çocuğunuza verip, hadi boyama zamanı derseniz olmaz. boya kalemleri çocuğun göreceği şekilde raflara dizilir ve çocuk bu aktiviteyi canı istediği zaman yapar. kitapları evin uygun yerlerine yerleştirilir ve çocuk istediği zaman okunur.. oyun hamurları uygun kaplarda yine uygun yerlere yerleştirilir, çocunuz oynamak istediği zamanda oynanır, oyun hamuru saati diye bişey olmaz.. kuru kaşıklama için gerekli malzemeler hazırda bulundurulur. su oyunları için, çocuğun tek başına ulaşabileceği bir su kaynağını kullanma yöntemi çocuğa gösterilir vs. vs... yoksa oyun hamurlarını alıp, siz harika şekiller yaparken, bebişin yanınızda sizi seyredip, üç beş şey yapmaya çalışması değil montessori eğitimi.


şimdilik bunlar belirteceklerim. bende işin çok başındayım henüz ama yönteme sonuna kadar inandım,hala okuyorum. kendi kafamda oturttuğum zaman, dahada ayrıntılı yazacağım.


şimdilik bu kadar..görüşmek üzere..


not: devamlı okuyan blog sahibi arkadaşlarım için değil ama bir şekilde bloğumu okuyan akıllı bebekteki msjlarımı okuyan arkadaşlar için bu not: gogıl amcada gezinirken, hiç değiştirmeden birebir kopyalayıp, aldığınız yazılarımı görünce sinir oluyorum bilesiniz. tamam fikir hoşunuza gitmiş olabilir, ama en azından aynı cümlelerimle copy-paste yapmayın ya. imla hatası, cümle düşüklüğü olan yazıları öylece koymuşsunuz gördüm. bari düzeltin kardeşim başka bişey istemiyorum. alıntı falan önemli değil, koca yazarların kitaplarının telif hakkının korunamadığı bir ülkede, kişisel bloğumda yada forumlarda yazdığım msjların içeriğinin alınmasıyla uğraşacak halim yok. kaldıki ben bu bloğa, biraz zevk için, birazda birilerine yardımcı olurum belki okuyan birilerinin aklına farklı fikirler gelir diye yazıyorum. öyle alıntı link falan istemiyorum. sadece birebir kopyalamayın. umarım anlatabilmişlimdir.

yanlış anlaşılmasın, bloglarda görmedim ben bunları,forumlarda tanımadığım birkaç kişide gördüm. önemli değil ama, aceleyle yazdığım hatalı bir şeyi bir yerde görmek hoşuma gitmedi. lütfen düzeltin hataları.

ben kaçtım görüşürüz.........:)

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !